Sabahattin Ali cinayeti için Adalet Bakanlığına başvuru
Beş basın, yayın ve yazar örgütü, Sabahattin Ali’nin 1948 yılındaki ölümünün yeniden soruşturulması için Adalet Bakanlığına ortak başvuruda bulundu.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Yayıncılar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN Yazarlar Derneği, 12 Ekim’de Adalet Bakanlığına yaptığı başvuruda, yazarın ölümüne ilişkin soruşturma ve yargılama dosyalarının yeniden incelenmesini istedi. Başvuruda ayrıca emniyet ve istihbarat arşivlerindeki belgelerin araştırılması ve Sabahattin Ali’nin mezar yerinin belirlenmesi talep edildi.
Meslek örgütleri, ölümün üzerinden geçen uzun sürenin olayın tarihsel ve adli yönleriyle araştırılmasına engel olmaması gerektiğini belirtti. Başvuru, cinayetin arka planına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
1978 kitabı ve ses kayıtları
Elips Haber yazarı Dursun Erkılıç, 15 Ekim’de yayımlanan ❝Sabahattin Ali’nin ölümü faili meçhul kalmamalı!❞ başlıklı köşe yazısında, cinayetin geçmişine ve olayla ilgili kitaplarda yer alan anlatımlara değindi. Erkılıç, gazeteci Kemal Bayram Çukurkavaklı’nın 1978 yılında yayımlanan ❝Sabahattin Ali Olayı❞ adlı kitabına geniş yer ayırdı. Kitabın, cinayetle ilgili kişilerle yapılan görüşmelere ve ses kayıtlarına dayandığını aktaran Erkılıç, bu çalışmanın olayın arka planına ilişkin tartışmalarda önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
Erkılıç, Kemal Bayram Çukurkavaklı’nın oğlu Alev Çukurkavaklı tarafından 2012 yılında yayımlanan ❝Sabahattin Ali Olayı 2: Derin Devletin Şifresini Gizleyen Cinayet❞ adlı kitapta da yeni belge ve anlatımlara yer verildiğini belirtti. Yazar, Alev Çukurkavaklı’nın geçmişte kendisine çok sayıda ses kaydının bulunduğu kasetleri gösterdiğini ve bunları Kültür Bakanlığına vermeyi düşündüğünü söylediğini aktardı.
Ali Ertekin’in ifadeleri ve istihbarat iddiaları
Erkılıç, Sabahattin Ali’nin öldürülmesiyle ilgili yargılanan Ali Ertekin’in anlatımlarını da ele aldı. Kemal Bayram Çukurkavaklı’nın Ertekin ile gerçekleştirdiği görüşmede, Ertekin’in Sabahattin Ali ile sınır bölgesinde tartıştığını ve elindeki ağaç dalıyla vurduğunu anlattığı belirtildi. Erkılıç, buna karşılık Sabahattin Ali’nin ölümünde dönemin istihbarat yapılanmasının rolü bulunduğuna ilişkin iddiaların da yıllardır tartışıldığını aktardı. Bu iddiaların kesinleşmiş bulgular olarak değil, araştırılması gereken hususlar olarak ele alınması gerektiği yönündeki görüşler, meslek örgütlerinin başvurusuyla yeniden gündeme geldi.
Edebi kişiliği ve cinayetin geçmişi
❝Kürk Mantolu Madonna❞, ❝İçimizdeki Şeytan❞ ve ❝Kuyucaklı Yusuf❞ gibi eserleriyle tanınan Sabahattin Ali, edebiyat çalışmalarının yanı sıra Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz ile birlikte siyasi mizah yayınlarında da görev aldı. Hakkındaki davalar ve siyasi baskılar nedeniyle çeşitli hukuki süreçlerle karşılaşan Ali, 1948 yılında yurt dışına çıkmaya çalıştığı sırada öldürüldü. Cinayetle ilgili Ali Ertekin yargılanarak mahkûm edildi ve daha sonra aftan yararlanarak serbest bırakıldı. Erkılıç, yazısında ❝Ölümün üzerindeki sır perdesi kalkmalı❞ diyerek cinayetin bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini savundu. Olayın arka planına ve yazarın ölümünün bütün koşullarına ilişkin tartışmalar aradan geçen 78 yıla rağmen devam ediyor.