Akyön’den Bedir İttifakı ve Türkiye Yüzyılı değerlendirmesi
Eski Cidde Basın Ataşesi ve İletişim Uzmanı Bahattin Akyön, “Bedir İttifakı ve Türkiye Yüzyılı’nın Ayak Sesleri” başlıklı yazısında değişen küresel güç dengeleri karşısında İslam ülkelerinin ortak hareket etmesinin önemini değerlendirdi.
Akyön, yazısında Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ardından Türkiye, Pakistan, Katar ve Endonezya arasında Bedir İttifakı’nın imzalandığı yönündeki çalışmalara ilişkin tartışmalara yer verdi. Bu tür gelişmelerin resmî niteliği ve kapsamının somut bilgilerle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akyön, ortaya çıkan stratejik tartışmanın önemli olduğunu ifade etti.
Bölgesel çatışmalar, Filistin meselesi, ekonomik eşitsizlikler, teknoloji alanındaki bağımlılıklar ve uluslararası sistemde yaşanan güç mücadelelerinin İslam ülkeleri açısından ortak hareket etme ihtiyacını artırdığını kaydeden Akyön, Türkiye’nin Pakistan, Katar ve Endonezya gibi farklı coğrafyalarda etkili ülkelerle geliştireceği ilişkilerin yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirtti.
Ortak hareket ve güven vurgusu
Kalıcı bir iş birliğinin yalnızca anlaşmalar imzalamakla kurulamayacağını savunan Akyön, bunun için karşılıklı güven, ortak hedefler, ekonomik dayanışma, diplomatik istişare ve sürdürülebilir kurumlar gerektiğini dile getirdi. ❝Kalıcı bir iş birliği yalnızca anlaşmalar imzalamakla kurulmaz❞ diyen Akyön, savunma alanındaki iş birliğinin de bu bütünün parçası olduğunu ifade etti.
Akyön, İslam dünyasının ihtiyacının başka ülkeleri tehdit eden bir blok oluşturmak değil; kendi halklarının güvenliğini sağlayan, mazlumların hakkını savunan, uluslararası hukuka bağlı kalan ve dünya barışına katkıda bulunan güçlü bir dayanışma zemini kurmak olduğunu savundu. ❝İhtiyacımız olan; ayrışma değil birlik, çatışma değil barış, geçici ittifaklar değil kalıcı güven ve sözden ibaret hedefler değil somut başarılardır❞ ifadelerini kullandı.
Türkiye Yüzyılı değerlendirmesi
Türkiye Yüzyılı’nı yalnızca ekonomik büyüme veya diplomatik başarılarla sınırlı bir hedef olarak görmediğini belirten Akyön, güvenlik, teknoloji, savunma sanayisi, eğitim, kültür, insani diplomasi ve uluslararası iş birliği alanlarında güçlü bir Türkiye inşa etme idealine işaret etti. Türkiye’nin tarihî birikimi, diplomatik tecrübesi ve savunma sanayisindeki kapasitesiyle süreçte önemli rol üstlenebileceğini değerlendirdi.
Bu rolün kalıcı olması için söylem ile icraatın birbirini tamamlaması gerektiğini vurgulayan Akyön, ekonomik gücün artırılması, bilim ve teknoloji yatırımları, genç nesillerin yetiştirilmesi ve toplumsal birlikteliğin korunmasını Türkiye Yüzyılı hedefinin temel unsurları arasında sıraladı. Akyön, yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik değerlendirmelerine de yer vererek Orta Doğu halkının teveccühünün altını çizdi.