24 Ekim 2026, 10:45:16
Dolar 49,6918
Euro 55,7233
Altın 6.384,76
BİST 11.116,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 19°C
Hafif Yağmurlu
Samsun
19°C
Hafif Yağmurlu
Paz 20°C
Pts 21°C
Sal 19°C
Çar 18°C

Rize’nin tarihî taş köprüleri doğayla bütünleşiyor

Rize’nin tarihî taş köprüleri doğayla bütünleşiyor
24 Ekim 2026 09:12
15
A+
A-

Rize’nin Çamlıhemşin, Ardeşen, Pazar, Hemşin ve Fındıklı ilçelerine yayılan tarihî taş kemer köprüler, yüzyıllar önce geliştirilen mimari çözümlerin günümüze ulaşan örnekleri arasında yer alıyor. Birçoğu Osmanlı dönemine tarihlenen yapılar, bugün hem tarihî özellikleri hem de çevrelerindeki doğal manzaralarla bölgenin dikkat çeken kültürel varlıkları arasında bulunuyor.

Rize’nin farklı vadilerine yayılan taş köprüler, geçmişte köyler arasında ulaşımı sağlamak, tarım alanlarına erişmek ve yaylalara uzanan yolları birbirine bağlamak amacıyla inşa edildi. Yemyeşil ormanların arasından akan dereler, dik yamaçları birbirine bağlayan taş yollar ve suyun üzerinde yükselen kemerler, bölgenin coğrafi koşullarına uyum sağlayan geleneksel yapı kültürünü günümüze taşıyor.

Coğrafi yapı belirleyici oldu

Rize’de taş kemer köprülerin yaygınlaşmasında bölgenin coğrafi yapısı belirleyici oldu. Karadeniz kıyılarından kısa mesafelerde yüksek dağlara ulaşan arazi, akarsuların derin vadiler oluşturmasına neden oldu. Yerleşim yerlerinin birbirinden dereler ve sarp yamaçlarla ayrılması, geçmişte ulaşımı güçleştiren başlıca etkenler arasında bulunuyordu.

Yöre halkı, bu doğal engelleri aşabilmek için akarsu yataklarının iki yakasındaki sağlam kaya kütlelerini kullanarak taş köprüler inşa etti. Köprülerin büyük bölümü tek gözlü ve yuvarlak kemerli olarak tasarlanırken bazı örneklerde hafif sivri kemerler veya birden fazla kemer açıklığı kullanıldı. Kemerlerin yapımında düzgün kesme taş, gövde ve ayak bölümlerinde ise moloz taş tercih edildi.

Taş kemerlerin yükü yanlara ve köprü ayaklarına aktaran yapısı, bu geçitlerin yüksek ve dar vadiler üzerinde kurulmasına imkân sağladı. Köprülerin yükseklikleri bulundukları vadinin derinliğine göre değişirken bazı örnekler 15 ila 20 metreye kadar ulaşıyor. Bölgede sık görülen yoğun yağışlar ve taşkınlar nedeniyle yapıların önemli bir bölümü zaman içerisinde onarıldı; bu nedenle birçok köprünün ilk inşa tarihi kesin olarak belirlenemiyor.

Fırtına Deresi üzerinde 330 yıllık köprü

Rize’nin en tanınan tarihî köprülerinden biri, Çamlıhemşin ilçesindeki Şenyuva Köprüsü. Eski adıyla Çinçiva Köprüsü olarak da bilinen yapı, Fırtına Deresi üzerinde, ormanlarla çevrili Şenyuva köyünde bulunuyor. 1696 yılında inşa edilen köprü, bölgedeki en eski tarihî taş köprü örnekleri arasında gösteriliyor. Yaklaşık 54 metre uzunluğunda ve 2 metre genişliğindeki yapı, tek bir büyük kemer açıklığıyla derenin iki yakasını birbirine bağlıyor.

Ardeşen ilçesinde, Fırtına Deresi üzerindeki bir diğer tarihî yapı olan Köprüköy, diğer adıyla Timisvat Köprüsü, 19. yüzyıla tarihleniyor. Osmanlı Köprüsü olarak da anılan yapı, Köprüköy ile Hoşdere köyleri arasında bağlantı sağlıyor. Bölgedeki birçok tek gözlü örnekten farklı olarak iki kemer açıklığına sahip olan yaklaşık 35 metre uzunluğundaki köprünün ayakları doğal kaya üzerine oturtulmuş durumda.

Dört kemerli yapı dikkat çekiyor

Pazar ilçesinde, Hemşin Deresi üzerinde yer alan Koca Köprü, diğer adıyla Dört Gözlü Köprü, geleneksel tek gözlü yapılardan ayrılıyor. Yaklaşık 68,80 metre uzunluğunda ve 3,05 metre genişliğindeki köprü, dört ayrı kemer açıklığından oluşuyor. Köprünün büyük kemerini taşıyan ayaklarında, akarsuyun akışını yönlendirmeye ve suyun ayaklara uyguladığı etkiyi azaltmaya yardımcı olan “selyaran” adı verilen taş düzenlemeler bulunuyor.

Çamlıhemşin ile Ayder Yaylası arasında uzanan güzergâhta da geleneksel taş köprü mimarisinin örnekleri yer alıyor. Aşağı Şimşirli köyündeki Mikron Köprüsü 19. yüzyıla tarihleniyor ve tek gözlü, yuvarlak kemerli yapısıyla dikkat çekiyor. Aynı bölgedeki Kavak Köprüsü ise 19. yüzyılın ilk yarısında inşa edilmiş bir başka tarihî geçit olarak öne çıkıyor.

Fındıklı ilçesinin Çağlayan köyünde bulunan Taş Köprü yaklaşık 29 metre uzunluğunda ve 2,40 metre genişliğinde. Ardeşen’in Aşağıdurak köyündeki Kulaber Köprüsü’nün girişindeki taş baba üzerinde ise Hicri 1261, miladi takvimde 1845 yılına karşılık gelen tarih bulunuyor. Kemerinin ortasından aşağıya sarkan ve şakül işleviyle ilişkilendirilen zincir, yapıyı bölgedeki diğer tarihî köprülerden farklılaştırıyor.

Gündelik yaşamın parçasıydı

Rize’nin taş kemer köprüleri, geçmişte yalnızca akarsuları aşmak için kullanılan geçitler değil, aynı zamanda bölgedeki gündelik yaşamın önemli parçalarıydı. Yaylalara çıkan insanlar, tarım ürünlerini taşıyan köylüler ve farklı yerleşimler arasında yolculuk yapanlar uzun yıllar bu geçitlerden yararlandı. Günümüzde ise bir bölümü ulaşım işlevini sürdürürken bir bölümü tarihî ve mimari özellikleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Ormanlarla çevrili vadilerde, akan derelerin üzerinde yükselen taş kemerler, Doğu Karadeniz’in doğal güzellikleriyle iç içe geçmiş tarihî mirasının önemli parçaları arasında bulunuyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.