13 Ekim 2026, 10:51:56
Dolar 49,3634
Euro 55,2101
Altın 6.632,92
BİST 12.150,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 26°C
Açık
Samsun
26°C
Açık
Pts 28°C
Sal 23°C
Çar 22°C
Per 21°C

Bergama farklı uygarlıkların izlerini aynı coğrafyada taşıyor

Bergama farklı uygarlıkların izlerini aynı coğrafyada taşıyor
13 Ekim 2026 10:01
9
A+
A-

İzmir’in Bergama ilçesi, Helenistik, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı dönemlerine ait tarihî yapıları bir arada barındırıyor. Antik çağda Pergamon adıyla bilinen kent, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedildi.

Antik çağda Pergamon adıyla bilinen ve Bergama Krallığı’na başkentlik yapan İzmir’in Bergama ilçesi, mimarlık, eğitim, bilim ve sağlık alanlarındaki gelişimiyle dönemin önemli merkezlerinden biri oldu. Kale Dağı’nın zirvesindeki Akropol’den bugünkü kent merkezine uzanan tarihî doku, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kaydedildi.

Dağın yamacına inşa edilen antik kentin en dikkat çekici yapılarından biri, Kale Dağı’nın tepesinde kurulan Pergamon Akropolü. Helenistik Dönem’de gelişen kent, dağın doğal eğimine uyum sağlayan teraslar ve anıtsal yapılarla şekillendi. Athena Tapınağı, Trajan Tapınağı, Dionysos Tapınağı, Zeus Sunağı, kütüphane, agora ve gymnasion antik kentin başlıca yapıları arasında yer alıyor. Akropol’deki antik tiyatro ise dik yamaca yerleştirilen oturma sıralarıyla öne çıkıyor. Yaklaşık 10 bin seyirci kapasitesine sahip tiyatro, Helenistik Dönem’in en dik tiyatro yapılarından biri olarak gösteriliyor. Kentin yukarı kesimlerinde kraliyet yapıları ve yönetim merkezleri bulunurken daha aşağıdaki teraslarda kamusal alanlar, eğitim yapıları ve ticaret merkezleri yer alıyordu.

Antik dünyanın bilgi merkezi ve parşömen

Bergama, antik dönemde yalnızca siyasi ve ticari gücüyle değil, bilim ve eğitim alanındaki gelişimiyle de tanındı. İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün verilerine göre Pergamon Kütüphanesi’nde yaklaşık 200 bin kitap rulosunun bulunduğu aktarılıyor. Bu büyüklük, kütüphaneyi antik dünyanın önemli bilgi merkezlerinden biri haline getirdi.

Bergama’nın adı, yazı malzemesi olarak kullanılan parşömenle de özdeşleşti. Hayvan derisinin özel işlemlerden geçirilmesiyle elde edilen parşömen, antik çağda yazılı eserlerin hazırlanmasında kullanılan önemli malzemeler arasında yer aldı. Kütüphane ve yazı kültürü, Bergama’nın dönemin düşünce ve eğitim hayatındaki konumunu yansıtan unsurlar arasında bulunuyor.

Asklepion: Antik çağın sağlık merkezi

Bergama’nın tarihî mirasında önemli yer tutan yapılardan biri de Asklepion. Sağlık tanrısı Asklepios adına kurulan kutsal alan, antik dönemde tedavi amacıyla kullanılan önemli merkezlerden biri olarak biliniyor. Geçmişi MÖ 4’üncü yüzyıla uzanan alan, özellikle Roma Dönemi’nde gelişti.

Asklepion’da yaklaşık 3 bin 500 kişilik tiyatro, kutsal kaynaklar, havuzlar, kütüphane, tapınaklar ve tedavi yapıları bulunuyordu. İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne göre burada su ve çamur banyoları, şifalı bitkiler, dinlenme ve telkin gibi çeşitli uygulamalardan yararlanılıyordu. Hastaların sıcak ve soğuk hava koşullarından korunması amacıyla inşa edilen yer altı geçidi de alanın dikkat çekici yapıları arasında yer alıyor. Asklepion, antik dünyada sağlık anlayışının mimari ve sosyal yaşamla nasıl bütünleştiğini gösteren önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.

Antik yapılardan Osmanlı sokaklarına

Bergama’nın çok katmanlı yapısı yalnızca antik dönem kalıntılarıyla sınırlı değil. Roma ve Doğu Roma dönemlerinin ardından Türk hâkimiyetine giren kent, 14’üncü ve 15’inci yüzyıllarda yeni yapılarla gelişimini sürdürdü. Yerleşim, Kale Dağı’nın eteklerinden Bakırçay Ovası’na doğru genişledi.

Kentteki Ulu Cami, Kurşunlu Cami, hanlar, hamamlar ve tarihî çarşı yapıları Osmanlı döneminin mimari izlerini günümüze taşıyor. Roma Dönemi’nden kalan ve halk arasında Kızıl Avlu olarak bilinen anıtsal yapı da Bergama’nın farklı inanç ve kültürlerin izlerini barındıran tarihî dokusunun parçalarından biri. Böylece Bergama’da antik kent kalıntılarıyla daha sonraki dönemlerin dinî, ticari ve sosyal yapıları aynı yerleşim alanında görülebiliyor.

Dokuz bileşenden oluşan Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne kültürel miras olarak kaydedildi. Dünya Mirası alanı; Pergamon çok katmanlı kenti, Kibele Kutsal Alanı ile İlyas Tepe, Yığma Tepe, İkili, Tavşan Tepe, X Tepe, A Tepe ve Maltepe tümülüslerinden oluşan dokuz bileşeni kapsıyor. UNESCO, Bergama’yı farklı dönemlere ait anıtsal yapıları, Helenistik şehir planlaması, tarihî yerleşim sürekliliği ve çevresindeki kültürel peyzajla birlikte değerlendiriyor. Helenistik krallığın başkentinden Roma’nın önemli merkezlerinden birine, oradan Osmanlı kent yaşamına uzanan Bergama, bugün farklı uygarlıkların aynı coğrafyada bıraktığı izleri bir arada barındıran kültürel miras alanları arasında bulunuyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.