4 Temmuz 2026, 00:36:31
Dolar 46,8040
Euro 53,5744
Altın 6.277,14
BİST 14.417,91
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 28°C
Az Bulutlu
Samsun
28°C
Az Bulutlu
Cts 28°C
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 26°C

Yerli KA’OS sistemiyle yapay zeka destekli siber güvenlik dönemi

Yerli KA’OS sistemiyle yapay zeka destekli siber güvenlik dönemi
3 Temmuz 2026 21:46
70
A+
A-

Doğanay Siber Emniyet Teknolojileri, tamamen yerli imkanlarla geliştirdiği KA’OS (Kognitif Artırımlı Ofansif Sistem) ile yapay zeka destekli siber güvenlik alanında yeni bir dönem başlattı.

Şirketin CEO’su Hamza Aytaç Doğanay, yapay zekanın artık yalnızca analiz yapan bir yardımcı değil, kurumların siber dayanıklılığını artıran aktif bir güvenlik bileşeni haline geldiğini belirterek, “Siber savaş ortamında AI vs. AI dönemi tam bir kaos şeklinde başladı” dedi. ABD’nin Claude Mythos 5’e yönelik erişim kısıtlamalarının yapay zekanın milli güvenlik perspektifiyle değerlendirilmeye başlandığının en güncel örneklerinden biri olduğu kaydedilirken, KA’OS’un Mythos sınıfı sistemlerle benzer teknik yeteneklere sahip olduğu ifade ediliyor.

Zafiyet keşfi, güvenlik araştırmaları, kontrollü PoC üretimi ve otonom siber güvenlik operasyonları gibi alanlarda faaliyet gösteren KA’OS, kurumların siber ortamda gerçekten dayanıklı olup olmadıklarını denetlenebilir ve kontrollü bir alternatif olarak ortaya koyuyor.

Güvenlik gerekçesiyle sınırlı sayıda kuruma hizmet

Doğanay, KA’OS’un bir büyük dil modeli geliştirme projesi olmadığını vurgulayarak, “Değer önerimiz yeni bir model geliştirmek değil, yapay zekayı kurumların çoğu zaman farkında olmadığı siber güvenlik risklerini ortaya çıkarmak ve bunları güvenli, denetlenebilir şekilde yönetmek için kullanmaktır” ifadelerini kullandı. Yetkilendirilmiş sistemlerde çalışmak kaydıyla henüz keşfedilmemiş ‘zero-day’ zafiyetlerini tespit edebilen sistem, web sistemleriyle sınırlı kalmayarak mobil uygulamalardan yazılımlara, kripto varlıklardan çevrimiçi platformlara ve donanımlara kadar geniş bir dijital ekosistemi kapsıyor.

Mythos örneğinde olduğu gibi belirli yetenek seviyesine ulaşan teknolojilerin her zaman sınırsız erişime açılmadığını belirten Doğanay, KA’OS’un sahip olduğu kabiliyetler nedeniyle kontrollü erişim yaklaşımını benimsediklerini söyledi. ❝İlk aşamada kritik altyapılar, savunma sanayii projeleri ve yüksek güvenlik gerektiren kurumlarla çalışıyoruz. Bu yaklaşımı ticari değil, stratejik bir güvenlik gerekliliği olarak görüyoruz❝ dedi.

1 milyon 700 binden fazla güvenlik dokümanı ile eğitildi

Tamamı Türkiye’de geliştirilen KA’OS’un eğitim korpusunun sadece bir kısmının 1 milyon 700 binden fazla güvenlik dokümanı ve 17 binden fazla GitHub deposu elemanından oluştuğunu aktaran Doğanay, sistemin operasyon esnasında öğrenebilen ve kendi kodlarını geliştirebilen bir mimariye sahip olduğunu kaydetti. KA’OS’un XBOW Validation Benchmark setinde yer alan 104 senaryonun tamamını başarıyla tamamlayarak 104/104 tam başarı elde ettiği belirtildi.

Doğanay, KA’OS’un önemli operasyonel avantajlar sunduğunu belirterek, “Bugün birçok yapay zeka sistemi token bazlı ücretlendirme modeliyle çalışıyor. KA’OS’un en önemli avantajlarından biri token bağımlılığı olmadan çalışabilmesi. Ayrıca birçok operasyonu internet bağlantısına ihtiyaç duymadan gerçekleştirebilmesi veri güvenliği ve operasyonel süreklilik açısından önemli bir avantaj oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Yapay zekaya sınırsız yetki verilmemeli

Yapay zeka teknolojilerinin sunduğu imkanların yanında yeni nesil riskleri de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Doğanay, kurumların bu sistemleri kullanırken güvenlik ve denetim mekanizmalarını ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı. ❝Kontrolsüz güç, güç değildir. Artık devletler yapay zekayı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi olarak görüyor” diyen Doğanay, “Kurumlara önerimiz; yapay zeka çözümlerini kullanırken veri güvenliğini önceliklendirmeleri, kritik süreçlerde insan onay mekanizmalarını devre dışı bırakmamaları, hassas bilgileri kontrolsüz platformlarla paylaşmamaları ve ihtiyaçlarına uygun, denetlenebilir yerel çözümleri tercih etmeleridir❝ şeklinde konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.