Çocuk yoğun bakım ve yenidoğan kadroları büyük oranda boş kaldı
2026-YDUS yerleştirme sonuçlarına göre çocuk yoğun bakım yan dalında açılan 118 kadronun yalnızca 5’i, yenidoğan yan dalında ise 253 kadronun 22’si doldu. Uzmanlar, bu durumun çocuk sağlığı hizmetlerinde ciddi bir krize işaret ettiğini belirtiyor.
2026 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (YDUS) yerleştirme sonuçları, çocuk sağlığı alanındaki kritik yan dallarda büyük bir doluluk sorunu olduğunu ortaya koydu. Çocuk yoğun bakımda açılan 118 kadronun yalnızca 5’i doldurulurken, yenidoğan yan dalında 253 kadronun 22’si tercih edildi. Çocuk hematolojisi ve çocuk acil gibi alanlarda da doluluk oranlarının düşük kalması, uzman hekim yetiştirme sürecinde önemli bir kırılmaya işaret etti.
Söz konusu alanlar, çocuk sağlığı hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip. Ağır hasta çocuklar, prematüre bebekler ve yoğun bakım desteğine ihtiyaç duyan yenidoğanların tedavi süreçleri, bu branşlarda görev yapacak uzman hekimlerin varlığına bağlı olarak şekilleniyor.
Riskli branşlara özel teşvik önerisi
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu eski Başkanı Prof. Dr. Cevdet Erdöl, kritik branşların yeniden tercih edilebilir hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Erdöl, çocuk yoğun bakım, yenidoğan, çocuk acil, çocuk hematoloji, genel cerrahi, kadın doğum ve acil tıp gibi alanlar için ek ödeme, nöbet ücreti ve yıpranma payının artırılması gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Erdöl, ağır nöbet yükünün azaltılması, malpraktis baskısına karşı kurumsal hukuk desteğinin güçlendirilmesi ve şiddete karşı fiili güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini ifade etti. Erdöl ayrıca yan dal eğitiminde mecburi hizmet ve kariyer planlamasının yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, ❝Bugün boş kalan çocuk yoğun bakım ve yenidoğan kadroları, yarının yoğun bakım yatağı krizi demektir❞ değerlendirmesinde bulundu.
Çözüm kadro artırmakla sınırlı değil
Uzmanlara göre genç hekimler bu branşlardan ilgisizlik nedeniyle değil; ağır iş yükü, yüksek dava riski, yoğun nöbet düzeni, sağlıkta şiddet endişesi ve özlük haklarının yetersizliği nedeniyle uzak duruyor. Bu nedenle çözümün yalnızca kadro sayısını artırmakla sınırlı olmadığı, kritik branşları yeniden cazip hale getirecek mali, hukuki ve idari düzenlemelerin birlikte hayata geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.