Prof. Dr. Avşar: Netanyahu’ya Yönelik Tepkinin Odağı Gazze
Akademisyen ve yazar Prof. Dr. Zakir Avşar, kaleme aldığı yazısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik uluslararası tepkilerin Gazze’deki insani dramdan kaynaklandığını belirtti.
Akademisyen ve Haber7.com yazarı Prof. Dr. Zakir Avşar, “Katil Netanyahu’ya İnsanlık Dersi: Yeter Ya hu!” başlıklı yazısında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik uluslararası tepkileri değerlendirdi. Prof. Dr. Avşar, bu tepkilerin kişisel bir antipati veya İsrail’in seçim süreciyle ilgili olmadığını, asıl nedeninin Gazze’de işlenen insanlığa karşı suçlar ve soykırım olduğunu vurguladı. Avşar, tüm dünyada Netanyahu’nun adının Filistin meselesindeki ahlaksız yaklaşımları ve ortaya çıkardığı ağır insani sonuçlarla birlikte anıldığını ifade etti.
Gazze’de yıllardır süren sistematik vahşetin 7 Ekim 2023 sonrasında yıkıma dönüştüğünü vurgulayan Avşar, evler, hastaneler, okullar ve altyapının tahrip olduğunu, insanların defalarca yerinden edildiğini kaydetti. Prof. Dr. Avşar, Netanyahu’nun bu vahşet politikasının mimarı ve en güçlü savunucusu olduğunu, kararlarını gözden geçirmeyi düşünmediğini ve katliamları İsrail’in güvenliği açısından zorunlu bir mücadele olarak sunduğunu aktardı.
Uluslararası Hukuk ve Savaş Suçları
Yazısında uluslararası hukukun hiçe sayıldığını belirten Avşar, hiçbir devletin güvenlik gerekçesinin sivillerin korunmasına ilişkin uluslararası hukuk yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağını ifade etti. Prof. Dr. Avşar, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin eylül ayında Gazze’deki kan dökülmesinin sona ermesi, sivillerin korunması ve insani yardımın ulaştırılması çağrısını hatırlattı. Avşar, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin 21 Kasım 2024 tarihinde Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkardığını ve mahkemenin savaş suçu olarak açlığın savaş yöntemi olarak kullanılması, sivil nüfusa yönelik saldırı ile cinayet, zulüm ve diğer insanlık dışı eylemler konusunda makul gerekçeler bulunduğunu açıkladığını belirtti.
Bu durumun Netanyahu’nun uluslararası imajı açısından önemli bir sonuç doğurduğunu aktaran Avşar, “İsrail’in güvenliğini savunan güçlü lider” anlatısının çöktüğünü ifade etti. Gazze’de yaşanan soykırım ve yıkımın, Filistin meselesinin çözümsüzlüğünün, İsrail’in uluslararası itibarının ve savaşın insani maliyetinin Netanyahu’nun siyasi mirası tartışılırken kaçınılmaz biçimde gündeme geldiğini kaydetti.
İnsani Dramın Sona Erdirilmesi Çağrısı
Prof. Dr. Avşar, asıl meselenin Netanyahu’nun geleceğinden ziyade Gazze’deki insani dramın sona ermesi ve Filistin Devleti’nin geleceği olması gerektiğini vurguladı. Siyasi figürlerin değişebileceğini ancak bu saldırganlığın, soykırımın neticelerinin, çocuklar üzerinde bıraktığı travmanın ve kaybedilen hayatların geri getirilemeyeceğini belirtti.
Avşar, sivillerin korunması, insani yardımın engellenmemesi, sağlık, gıda, su ve barınma gibi temel ihtiyaçlara erişimin güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. Ayrıca savaş suçları iddialarının bağımsız soruşturulması ve Filistin halkının güvenlik, özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkını gözeten adil bir siyasi çözüm için gerçek bir irade ortaya konulması çağrısında bulundu. Prof. Dr. Zakir Avşar, Gazze’deki insanlık dramının sona erdirilmesinin insanlığın vicdani bir borcu olduğunu belirterek, ❝Netanyahu’ya yönelik uluslararası tepkinin arkasındaki en güçlü gerçek budur. Dünyanın önemli bir bölümü soykırıma üretilen gerekçelere inanmamakta ve İsrail’in Gazze halkına neler yaptığını görmekte ve bu ahlaksızlığa karşı durmaktadır❞ ifadelerini kullandı.