Muğla su sporlarında dünya şampiyonu yetiştiriyor
Spor yazarı Ömer Gürsoy, Muğla’nın su sporlarında yakaladığı başarının tesadüf olmadığını, doğru planlama ve yatırımlarla dünya şampiyonları çıkardığını belirtti. Gürsoy, aynı modelin tenis ve padelde de uygulanması gerektiğini vurguladı.
Spor yazarı Ömer Gürsoy, Muğla’nın su sporlarındaki yükselişini değerlendirdi. Doğanın sunduğu zenginliklerin tek başına yeterli olmadığını, asıl başarının bu zenginliği doğru planlamaktan geçtiğini ifade eden Gürsoy, Muğla’nın bu alanda önemli bir vizyon ortaya koyduğunu belirtti. Yıllarca turizmin başkenti olarak anılan şehrin, artık su sporlarında Türkiye’nin lokomotiflerinden biri haline geldiğini söyledi.
Köyceğiz’de sistem değişti
Gürsoy, başarının temelinde Köyceğiz Su Sporları Kamp Eğitim Merkezi’nde yapılan dönüşümün yattığını anlattı. Eski tesisin yıkılarak yerine modern bir tesis yapıldığını, sporcuların konaklama ve antrenman imkanlarının geliştirildiğini belirtti. Yatak kapasitesinin iki katına çıkarıldığını, ardından yetenek taramalarının başladığını ifade etti. Özellikle kano branşında oluşturulan altyapının dikkat çekici olduğunu vurgulayan Gürsoy, merkezin Sporcu Eğitim Merkezi statüsü kazandığını ve şimdi hedefin Olimpiyat Hazırlık Merkezi olmak olduğunu aktardı.
Bin 500 kilometrelik kıyı şeridi avantajı
Muğla’nın yaklaşık bin 500 kilometrelik kıyı şeridine sahip olduğunu ve Bodrum, Marmaris, Fethiye, Datça gibi ilçelerin su sporları için doğal birer kamp merkezi niteliği taşıdığını ifade eden Gürsoy, Akyaka’nın Türkiye’nin en özel rüzgarlarından birine sahip olduğunu söyledi. Dalaman Çayı’nın raftingde önemli bir parkur olduğunu belirten Gürsoy “Doğa hep aynıydı. Değişen, doğayı değerlendirme biçimi oldu” dedi.
Madalyalar tesadüf değil
Gürsoy, bu sistemli çalışmanın kısa sürede meyve verdiğini belirterek “Önce Türkiye şampiyonlukları, sonra Avrupa, ardından dünya. Rahmi Kaan Karahan’ın Kanada’da kazandığı dünya şampiyonluğu, iki dünya üçüncülüğü, yelkende gelen dünya dereceleri, Paris Olimpiyatları’nda Muğla’dan yetişen sporcuların ülkemizi temsil etmesi… Bütün bunlar aynı gerçeği anlatıyor. Doğru kurulan sistem mutlaka sonuç veriyor” ifadelerini kullandı.
Tenis ve padel için de aynı vizyon önerisi
Gürsoy, Muğla’nın potansiyelinin yalnızca su sporlarıyla sınırlı olmadığını belirterek aynı başarı hikayesinin tenis ve padelde de yazılabileceğini savundu. Dalaman’da Gençlik ve Spor Bakanlığına ait Türkiye’nin en güzel tenis tesislerinden birinin bulunduğunu, modern kortlar ve konaklama imkanının uluslararası kamp organizasyonlarına uygun olduğunu anlattı. Padelin Avrupa’nın en hızlı büyüyen sporu olduğunu hatırlatan Gürsoy “Muğla bu yükselen sporun merkezi neden olmasın?” dedi.