CANIK TÜKETİCİYİ KORUMA DERNEĞİ ŞUBE BAŞKANI İBRAHİM ÖRS’ÜN BASIN AÇIKLAMASI8
CANIK TÜKETİCİYİ KORUMA DERNEĞİ ŞUBE
BAŞKANI İBRAHİM ÖRS’ÜN BASIN
AÇIKLAMASI
ANAYASA MAHKEMESİNDEN TÜKETİCİ
LEHİNE ÖNEMLİ KARAR
TÜKETİCİ SÖZLEŞMELERİ BAKIMINDAN
ELEKTRONİK TİCARET ARACI
HİZMET SAĞLAYICILARININ SORUMLULUĞU
(AYM, E. 2024/187, K. 2026/42, 12.02.2026)
Anayasa Mahkemesi 02.06.2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan kararı ile elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının tüketicilere karşı sorumluluğunu ilgilendiren önemli bir iptal kararına imza attı.
Karar; tüketicinin ayıplı mal nedeniyle sahip olduğu seçimlik haklar, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının hukuki konumu ve tüketicinin korunmasına ilişkin anayasal güvenceler bakımından dikkat çekici tespitler içermektedir.
Son yıllarda elektronik ticaret platformlarının satış süreçlerinde üstlendikleri rolün artmasıyla birlikte, bu platformların tüketicilere karşı hangi ölçüde sorumlu tutulabileceği hem öğretide hem de uygulamada yoğun şekilde tartışılmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin incelemesi de esasen bu tartışmanın merkezinde yer alan iki düzenleme üzerinde yoğunlaşmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin önüne gelen itiraz başvurusu da esasen bu soruya ilişkindir.
İptale Konu Düzenlemeler
Mahkeme incelemesi iki ayrı kanun hükmü üzerinde yoğunlaşmıştır. 1. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 48/6-(d) 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesinin altıncı fıkrasının (d) bendinde elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının tüketicinin Kanun’un 11. ve 15. maddelerinde düzenlenen haklarının kullanılmasından sorumlu tutulamayacağı öngörülmekteydi.
Anayasa Mahkemesi bu düzenlemenin tamamını değil, bentte yer alan “… ile 11 inci …” ibaresini iptal etmiştir. Böylece elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının, tüketicinin ayıplı mal nedeniyle sahip olduğu seçimlik hakların kullanılmasından kategorik olarak sorumsuz tutulmasına ilişkin düzenleme Anayasa’ya aykırı bulunmuştur.
Bu noktada kararın kapsamının doğru anlaşılması önemlidir. Mahkeme, 48/6-(d) bendinin tamamını ortadan kaldırmamış; yalnızca tüketicinin 11. maddeden kaynaklanan seçimlik haklarına ilişkin kısmı iptal etmiştir.
6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun m. 9/1 – 9. maddesinin birinci fıkrası ile ilgili değerlendirmede bulundu.
Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi
Mahkeme kararında öncelikle günümüz elektronik ticaret platformlarının ekonomik ve fiilî konumuna dikkat çekmiştir.
Değerlendirmeleri Sonucunda
Anayasa Mahkemesi bu kararıyla elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının sorumluluğunu doğrudan yeniden tanımlamış değildir. Bununla birlikte, tüketicinin ayıplı mal nedeniyle sahip olduğu seçimlik haklar ile tüketici sözleşmelerinden kaynaklanan talepler bakımından platformlara tanınan geniş kapsamlı sorumsuzluk yaklaşımının anayasal sınırlarını çizmiştir. Karar, elektronik ticaret platformlarının hukuki statüsüne ilişkin tartışmaları sona erdirmemekle birlikte, tüketicinin korunmasına ilişkin anayasal güvencelerin dijital platform ekonomisi karşısında göz ardı edilemeyeceğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Özellikle elektronik ticaret hacminin her geçen gün arttığı günümüzde, tüketicinin korunması ile elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılarının sorumluluğu arasındaki dengenin nasıl kurulacağı hem mevzuat çalışmalarında hem de yargı uygulamasında önemini korumaya devam edecektir.