DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun °C

ÜLKEMİN TARIM ve HAYVANCILIĞINA DAİR BİR KAÇ NOT

17.12.2023
300
A+
A-

2013 yılında dönemin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanının girişimleri ile Sudan, Nijer ve Venezuela’da tarımsal ve hayvancılık üretimleri planlanmış olup sadece Sudan’da bir milyon dönüm arazi kiralanması yapılmıştır. Bunun yanı sıra diğer projelerde Nijer’de yem bitkileri, Venezuela’da ise buğday üretimi yapılacaktı. Ancak günümüzde anlaşılmıştır ki bu projelerden vazgeçilmiş kısaca bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır.
Yılda bir milyon artan nüfusumuza paralel olarak üretim artışı sağlayamadığımız gibi , son yirmi yılda ekim alanlarımızın 27 milyon dekar azaldığınıda görmüş bulunuyoruz.

Yine 2023 yılı için tarımsal üretime bütçeden ayrılan kaynak 150-160 milyar lira oldu. Aynı yıl için kur korumalı mevduat için kamudan çıkacak para 500 milyar olarak hesap edilmektedir. Böylece tarımsal üretime ayrılan paranın üç katından fazlası ne yazık ki KKM verilmiştir. Üretici korunmadığı sürece tarımsal alanda ki kan kaybının önüne geçilemeyeceği anlaşılmaktadır.Gayri safi milli gelirin kanunla belirlenmiş olmasına rağmen üreticiye %1 nin destek olarak verilmesi öngörülmüş isede bu oran %0,38 civarında kalmıştır. Çiftçiye verilen mazot desteği 16,1 milyardır, çiftçinin üretim için mazot alırken ödediği para 46 milyardır. Gençler çiftçiliğe özendirilmelidir. Üreticiye destek değil, ürettiği üründen para kazandırılması önemlidir. 20 milyon insanın açlık sınırı altında yaşam mücadelesi verdiği de unutulmamalıdır.

Ülkemiz gıda enflasyonunu en önde % 75 ile açık ara olarak yaşamaktadır. Gıdada yaşanan bu pahalılık insanların beslenmeleri üzerinde büyük bir sorun teşkil etmektedir. Özellikle hayvansal gıdalar ve hayvansal protein gereksinimleri insan sağlığı üzerinde önemli bir yer tutar. 1986 yılında başlayan hayvan dış alımları (ithalat) bugüne dek et fiyatlarının azalmasında hiçbir yararı olmamıştır. BM gıda ve tarım örgütünün et fiyat endeksine göre dünyada fiyat artışı % 8 olurken ülkemizde fiyatlar uçuşa geçerek dışalıma rağmen % 85 oldu. Sığır eti dışalımı buğdayın ardından en çok dışalımı yapılan ikinci ürün oldu.

Şunu unutmamalı ki hayvansal protein ile beslenen insanlar daima daha zeki olurlar.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.