Dolar 43,4523
Euro 51,9437
Altın 7.597,77
BİST 13.831,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Samsun 18°C
Çok Bulutlu
Samsun
18°C
Çok Bulutlu
Cum 18°C
Cts 14°C
Paz 10°C
Pts 16°C

RTÜK Başkan Yardımcısı Medyada İslamofobi ve Ayrımcılık Diline Dikkat Çekti

RTÜK Başkan Yardımcısı Medyada İslamofobi ve Ayrımcılık Diline Dikkat Çekti
24 Aralık 2025 11:42
256
A+
A-

RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler, İstişare Komisyonu Toplantısı’nda medyadaki ayrımcılık diline dikkat çekerek, İslamofobi ile mücadelenin ortak akılla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkan Yardımcısı Deniz Güler, Türkiye İnsan Hakları Eğitim Komitesi (TİHEK) tarafından düzenlenen İstişare Komisyonu Toplantısı’na katılarak RTÜK’ün yayın denetimi tecrübelerini paylaştı. Güler, ayrımcılıkla mücadelenin karşılıklı diyalog ve ortak akıl gerektiren bir süreç olduğunu belirtti.

Konuşmasında medyanın toplumu yalnızca yansıtmakla kalmayıp, algıları da yeniden ürettiğine değinen Güler, özellikle haber dili, tartışma programları ve dizilerdeki temsil biçimlerinin, farkında olmadan ayrımcı kalıpları pekiştirebileceğini ifade etti. Bu hassasiyetin, dini kimlikler ve inanç grupları söz konusu olduğunda daha belirginleştiğini söyledi.

İslamofobiye Karşı Önleyici Yaklaşım

Deniz Güler, İslamofobiyi münferit ihlallerin ötesinde, toplumsal barışı tehdit eden ve normalleşme riski taşıyan bir ayrımcılık biçimi olarak değerlendirdiklerini belirtti. RTÜK’ün bu alandaki yaklaşımının sadece tepkisel değil, aynı zamanda önleyici, eğitici ve farkındalık temelli olduğunu aktardı.

Güler, RTÜK’ün 6112 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca İslamofobi içeren yayınlara yönelik incelemeler yaptığını belirtti. Bu maddenin, halkı kin ve düşmanlığa sevk eden veya ayrımcılığı körükleyen yayınlara karşı düzenleyici kuruma yetki ve sorumluluk tanıdığını ifade etti.

Ayrımcılık İhlalleri Verileri Paylaşıldı

Konuşmasında 2011 ve 2025 yılları arasındaki verilere yer veren Güler, bu istatistiklerin farkındalığın arttığını gösterirken, alanın sürekli dikkat gerektiren bir risk alanı olduğunu ortaya koyduğunu dile getirdi. Güler, 8/1-(b) bendi kapsamında incelenen 68 raporda 6, 8/1-(c) bendi kapsamında incelenen 761 raporda ise 15 adet İslamofobi kaynaklı ayrımcılık içeren yayın tespit edildiğini açıkladı.

Güler, yaptırımların cezalandırma amacı taşımadığını, asıl hedefin yayıncılık alanında farkındalık oluşturmak ve önleyici bir kültür inşa etmek olduğunu kaydetti. ❝Etik farkındalığı güçlendiren, önleyici refleksleri geliştiren ve sorumlu yayıncılığı teşvik eden bir yaklaşımı benimsiyoruz.❞ ifadelerini kullandı.

Uluslararası Boyut ve İfade Özgürlüğü Dengesi

İslamofobinin küresel bir sorun olduğuna ve özellikle Avrupa’da insan hakları sorunu olarak tartışıldığına dikkat çeken Güler, uluslararası çalışmalarda İslamofobik söylemlerin büyük ölçüde medya dili üzerinden yeniden üretildiğini belirtti. Terör ve göç gibi başlıkların zaman zaman dini kimliklerle ilişkilendirildiğini söyledi.

Güler, bazı ülkelerde nefret söylemi tanımlarının genişletilmesine rağmen, İslamofobik söylemlerin ifade özgürlüğü gerekçesiyle tolere edildiğini, ancak diğer inanç gruplarına yönelik benzer söylemlerde daha hızlı müdahaleler olabildiğini kaydetti. RTÜK’ün yaklaşımının, ifade özgürlüğü ile insan onurunu dengeleyen bir model sunduğunu savundu.

Toplantının, kamu kurumları arasındaki iş birliğinin somut bir örneği olduğunu belirten Güler, medyada kullanılan dilin geleceği şekillendirdiğini vurgulayarak, ❝Ayrımcılıkla mücadeleyi; ihlal ortaya çıktığında devreye giren bir mekanizma olarak değil, başından itibaren birlikte inşa edilen bir süreç olarak görmek zorundayız.❞ sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.