DSÖ, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Ebola Salgını İçin Acil Durum İlan Etti
DSÖ, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Ebola Salgını İçin Uluslararası Acil Durum İlan Etti
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde (DKC) yayılmaya devam eden ve nadir görülen Bundibugyo türü Ebola virüsünün neden olduğu salgını “uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu” olarak ilan etti. Salgının merkez üssü konumundaki Ituri eyaletinde devam eden çatışmalar, sağlık ekiplerinin müdahalesini zorlaştırırken, vaka ve can kaybı sayısı artıyor.
Bundibugyo Türü Virüsünün Yayılımı ve Özelikleri
DSÖ’nün acil durum ilanına gerekçe olarak gösterdiği en önemli etken, salgına neden olan Bundibugyo türü Ebola virüsüdür. Uzmanlar, bu virüs türünün daha önce yalnızca 2007 ve 2012 yıllarında Uganda’da salgınlara yol açtığını belirtiyor. Yetkililer, “Bundibugyo türüne karşı onaylanmış bir aşı bulunmuyor.” değerlendirmesinde bulunarak mevcut Ebola aşılarının bu türe karşı koruyuculuğunun henüz netleşmediğini aktardı. Hastalığa yönelik özel bir tedavi yönteminin de bulunmadığı bildirilirken, DSÖ, Covid-19 döneminde geliştirilen deneysel antiviral ilaç obeldesivir’in Ebola’ya maruz kalan kişiler üzerindeki etkilerinin araştırılmasını önerdi.
Ebola, hayvanlardan insanlara bulaşan ve yüksek ölüm oranına sahip viral bir hastalıktır. Virüsün doğal taşıyıcılarının çoğunlukla meyve yarasaları olduğu düşünülüyor. Hastalığın belirtileri, enfeksiyondan 2 ila 21 gün sonra yüksek ateş, baş ağrısı ve aşırı yorgunlukla başlayıp, ilerleyen süreçte kusma, ishal, organ yetmezliği ve bazı vakalarda iç ve dış kanamalara yol açabiliyor.
Çatışmalar ve Toplumsal Faktörler Salgınla Mücadeleyi Zorlaştırıyor
Salgının merkez üssü olan Ituri eyaletinde silahlı grupların faaliyet göstermesi, sağlık ekiplerinin vakalara ulaşmasını engelliyor. Yaklaşık 250 bin kişinin yerinden edildiği bölgede güvenlik sorunları salgınla mücadeleyi olumsuz etkiliyor. Ayrıca Uganda ve diğer komşu ülkelere yönelik yoğun insan hareketliliği, virüsün sınır ötesine yayılma riskini artırıyor.
Yetkililerin verdiği bilgilere göre, 24 Nisan’da belirtiler göstermeye başlayan ilk vaka bir hemşire olarak kayıtlara geçti. Hemşirenin yaşamını yitirmesinin ardından cenazesinin Mongbwalu’ya götürülmesi ve çok sayıda kişinin törene katılması virüsün yayılmasını hızlandırdı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Samuel Roger Kamba, “Bazı topluluklar Ebola’yı büyü veya mistik bir hastalık olarak değerlendiriyor.” ifadelerini kullanarak vakaların geç bildirildiğini söyledi. Bakan Kamba, birçok kişinin hastaneler yerine dua merkezlerine veya geleneksel şifacılara başvurduğunu kaydetti.
Vaka Sayısı ve Can Kaybında Artış
11 Haziran itibarıyla Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde 689 doğrulanmış Ebola vakası ve 139 ölüm kaydedildi. Hayatını kaybedenler arasında beş sağlık çalışanının da bulunduğu açıklandı. Salgının merkezinin Ituri eyaleti olduğu belirtilirken, Uganda’da da iki ölüm ve 19 doğrulanmış vaka bildirildi. Virüsün Kuzey Kivu ve Güney Kivu eyaletlerinde de tespit edildiği duyuruldu.
Alınan Önlemler ve Uluslararası Destek
Kongo hükümeti, Ituri bölgesinde dört yeni laboratuvar kurarak test sonuçlarının 24 saat içerisinde alınmasını sağladı. Temaslı takibi, gözetim sistemleri ve tedavi merkezlerinin kapasitesi artırıldı. DSÖ salgınla mücadele için 3,9 milyon dolar kaynak ayırırken, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) 319 milyon dolarlık müdahale bütçesi açıkladı. Yetkililer vatandaşlara, “Ebola belirtileri göstererek hayatını kaybeden kişilerin cenazeleriyle temas etmeyin, ölü hayvanlara dokunmayın, çiğ veya az pişmiş et tüketmeyin, hijyen kurallarına uyun ve kalabalık ortamlardan kaçının.” çağrısında bulundu.
Komşu ülkeler de salgının yayılma riskine karşı önlemlerini artırdı. Ruanda’nın Demokratik Kongo Cumhuriyeti ile olan sınırlarını kapattığı bildirilirken, Uganda sınır geçişlerinde toplu taşıma faaliyetlerini geçici olarak durdurdu. Africa CDC, Angola, Burundi, Orta Afrika Cumhuriyeti, Etiyopya, Kenya, Ruanda, Güney Sudan, Tanzanya ve Zambiya’nın da salgın açısından risk altında bulunduğunu açıkladı. Uzmanlar, Ebola’nın küresel ölçekte bir pandemi oluşturma riskinin düşük olduğunu belirtirken, Orta ve Doğu Afrika ülkelerinin gelişmeleri yakından takip etmeyi sürdürdüğünü ifade etti.